Hilmi Baba

Bir zamanlar Ankara’da, Bent Deresi’nde, gayrimeşru işlere bulaşmış garibanların ve bohemlerin takıldığı, tezgâh altından
içki veren sabaha kadar açık işkembeci. Bar, pavyon, genelev patronlarına fedailik yapmanın para getirmeye başladığı yıllardı. Fedailer, eski kabadayı olan, bu yüzden garibanı korumayı görev bilen Hilmi Baba’nın dükkânını mesken edinmişti. Hikâyenin öteki boyutunu Ankara’nın simgelerinden Mehmed Kemal anlatıyor:
“Buraya sadece berduşlar, kabadayılar, fedailer gitmez, gece içkisiz kalan bohemler de devam ederdi. Nedendir bilinmez, polis de buranın sabaha kadar açık kalmasına göz yumardı. Belki de karşılıklı bir alışverişti. Polisin aradığı berduşları bulmak kolaydı. Arada bir, bar dönüşleri içki içmek isteyen gazeteci ve sanatçıları buraya Avukat Şefik alıştırmıştı. Hilmi Baba, gazeteci, avukat, sanatçı türünden olan müşterilerini hoş tutar, değerli sayardı. Berduşlar, külhanbeyler de, Hilmi Baba’nın davranışından olacak, böyle müşterilere saygı gösterirlerdi.” Cahit Sıtkı Tarancı’nın Paydos adlı şiiri, Hilmi Baba’da geçirilen bir gecenin sonunda yazılmıştı:

Meyhaneler, sabahçı kahveleri
Cümle eş dost, şair, ressam, serseri
Artık cümbüşte yoksam geceleri
Sanmayın tarafımdan ihanet var.

Mehmed Kemal Türkiye’nin Kalbi Ankara

Yorum yap

E-posta hesabınız yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>